Atatürk'ün Askerlik Hayatı

20 Aralık 2012 Perşembe

ATATÜRK’ÜN MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLİK HAYATI

İstanbul Harp Akademisinden kurmay subay olarak mezun olan Mustafa Kemal, stajını yapmak üzere fiam’da bulunan 5. Ordu’nun emrine atandı. Burada görev yaptığı sırada “Vatan ve Hürriyet Cemiyeti”ni kurdu (1906). Beyrut, Yafa, Kudüs ve Selanik’te cemiyetin şubelerini açtı. Kıdemli yüzbaşı rütbesini aldığı 1907 yılında Manastır’da bulunan 3. Ordu Karargâhına atandı. Ancak Mustafa Kemal’in görev yeri Selanik’te idi. Selanik’e geldikten sonra burada faaliyette bulunan ve meşrutiyeti ilan ettirmek için çaba harcayan İttihat ve Terakki Cemiyetine katıldı. Daha sonra ordunun politikadan ayrılması gerektiği fikrinin kabul edilmemesi üzerine bu cemiyetten ayrıldı. İttihat ve Terakki Cemiyetinin çabaları sonucu padişah II. Abdülhamit 23 Temmuz 1908’de meşrutiyeti yeniden ilan etmek zorunda kaldı. Böylece II. Meşrutiyet Dönemi
başlamış oldu. Yeni dönem başlayalı henüz bir yıl bile olmamışken İstanbul’da meşrutiyet yönetimine ve yeniliklere karşı olanlar gerici bir ayaklanma çıkardılar. 13 Nisan 1909 tarihinde çıkan ve 31 Mart Olayı olarak adlandırılan bu ayaklanma, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı Hareket Ordusu tarafından bastırıldı. Padişah II. Abdülhamit isyanı bastıramadığı hatta çıkışında rolü olduğu gerekçesi ile tahttan indirildi.
Mustafa Kemal, 1911 yılında İstanbul’da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı. Aynı yıl Trablusgarp’ın işgali üzerine bir grup arkadaşıyla birlikte Osmanlı Genelkurmayından izin alarak gizlice Trablusgarp’a gitti. Tobruk ve Derne bölgelerinde görev aldı. 22 Aralık 1911’de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşı’nı kazandı. 6 Mart 1912’de Derne Komutanlığına getirildi. Mustafa Kemal, 1912 yılının Ekim ayında Balkan Savaşı başlayınca Gelibolu’da
bulunan Bahr-i Sefîd (Akdeniz) Boğazı Kuvay-ı Mürettebesi Komutanlığı Harekât fiubesi Müdürlüğüne atandı. Bu atama üzerine Gelibolu’ya geldi. Bu cephede bir süre sonra Bolayır Kolordusu Kurmay Başkanlığına getirildi. Bu görevde iken Dimetoka ve dirne’nin düşmandan geri alınışında büyük hizmetler yaptı. 1913 yılında Sofya Ataşemiliterliğine (askerî ataşeliğine) atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ataşemiliterlik görevi Ocak 1915’te sona erdi. I. Dünya Savaşı’nın başlaması ve Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşa girmesi üzerine Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ’da görevlendirildi.
18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransızlar ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915’te Mustafa Kemal’in komuta ettiği 19. Tümen Arıburnu’na çıkan düşman kuvvetlerini Conkbayırı’nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarısı üzerine albaylığa yükseltildi. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos’ta Anafartalar’da, 17 Ağustos’ta Kireçtepe’de, 21 Ağustos’ta da ikinci kez Anafartalar’da düşmanı püskürterek büyük zaferler kazandı. Mustafa Kemal’in askerlerine verdiği “ Size, ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar gelebilir.” emri cephenin kaderini değiştirdi. Mustafa Kemal ve askerleri yazdıkları kahramanlık destanıyla Çanakkale’nin geçilemeyeceğini tüm dünyaya kanıtladı.
Mustafa Kemal Çanakkale Savaşlarından sonra 1916’da Edirne ve Diyarbakır’da görev aldı. 1 Nisan 1916’da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis’in geri alınmasını sağladı (8 Ağustos 1916). 1917’de Veliaht Vahdettin ile Almanya’ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyahatten sonra hastalandı. Viyana ve Karlsbad’a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918’de Halep’e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Ateşkes Anlaşması’nın imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918’de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelip Harbiye Nezaretinde (Bakanlığında) göreve başladı.Görev aldığı her cephede üstün başarılar elde eden Mustafa Kemal, özellikle askerî çevrelerce Çanakkale Savaşlarındaki başarılarından sonra tanınmıştır. Trablusgarp Savaşı’ndan itibaren gösterdiği üstün cesaret, öngörü ve özgüven onu doğal bir lider durumuna getirmiştir. Mondros Ateşkes Anlaşması’nın imzalanmasından sonra yurdun her bir yanı işgale uğrarken İstanbul Hükûmeti ve padişahın duyarsızlığı Türk milletinin
ümitsizliğe kapılmasına neden olmuştu. Mustafa Kemal, bu dönemde de halkına ışık ve ümit olmayı başarmıştır. Kimsenin Türk ulusuna güvenmediği, bağımsızlığı düşünmediği bir ortamda bağımsızlığın tek çözüm yolu olduğunu savunmuştur. Mustafa Kemal İstanbul’da bulunduğu sürede padişah dâhil her çevreden insanla görüşmüş ve İstanbul’dan kaldığı sürece ülkenin kurtuluşu için bir şey yapılmayacağı kanısına varmıştır.Şişli’deki evinde arkadaşları ile toplantılar yapmış ve Anadolu’ya geçme kararı almıştır. Mustafa Kemal’e göre ülkenin kurtuluşu, ancak düşman etkisinden uzakta, Anadolu’dan yönetilecek millî direniş ile sağlanabilirdi. Bunun için de geniş yetkilerle donatılmış olarak resmî bir görevle Anadolu’ya geçmenin önemli olduğu kanaatindeydi. Aynı fikri paylaşan yakın arkadaşı Ali Fuat Paşa (Cebesoy) Ankara’da 20. Kolordu Komutanıydı. Bir diğer arkadaşı Kâzım Karabekir de Erzurum’da bulunan 15.Kolorduya atanmıştı. Her ikisi de mücadelenin Anadolu’dan yürütülmesinde işbirliği yapmak hususunda Mustafa Kemal ile görüş birliği içindeydi. Mustafa Kemal Anadolu’ya resmî bir görevle geçme fırsatı ararken buna İngilizler vesile oldu. Bu dönemde Karadeniz Bölgesi’ndeki Rumlar çeteler kurarak Türk halkına saldırıyorlardı. Bölge halkı ise kendini savunmaya geçmişti. İngilizler bu durumu Türkler Rumlara saldırmış gibi göstermeye çalıyorlardı. İstanbul Hükûmetinden bölgede güvenliğin sağlanmasını istediler. Mustafa Kemal’in İstanbul’daki çalışmalarından rahatsız olan hükûmet de onu 9. Ordu Müfettişi olarak atadı (30 Nisan 1919). Mustafa Kemal Osmanlı Genelkurmayındaki arkadaşlarının yardımı ile elde ettiği geniş yetkilerle 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı.
Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı, Türk milleti ile Mustafa Kemal’in kaderini birleştirecektir. Mustafa Kemal kurtuluş yolunda Türk milletinin umudu ve önderi olacaktır. Bu başlangıç onu Türk Kurtuluş Savaşı’nın da lideri yapacaktır. Kurtuluş Savaşı’nın “Başkomutan”ı olacak olan Mustafa Kemal, Sakarya ve Başkomutan Meydan Savaşlarını kazanarak Türk milletini özgürlüğe kavuşturacaktır.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
 
 

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı